19 Temmuz 2012 Perşembe

Her Şey Maviye Dönüyor


Bir zamanlar Candy ve Dan yaşardı. O yaz çok sıcaktı. Balmumu, ağaçların içinde eriyordu. Balmumları içimizde erirdi. Balkonlara tırmanırdı. O kız için her yere tırmanır, her şeyi yapardı. Benim Danny'im. Binlerce kuş, en küçük kuşlar bile kızın saçlarını süslerdi. Her şey altındandı.

Bir gece yatak tutkuyla alev aldı. Çok yakışıklıydı ve çok iyi bir hırsızdı. Güneş ışığı çikolata ile beslendik. Sınırsız haz ile dolu öğleden sonrasıydı.

Cesur Danny.

Candy kayıplara karıştı.

Günden kalan son güneş ışınları köpek balıkları gibi yüzüyor. Bu sefer senin gibi yapmak istiyorum.

Hayatıma çok hızlı bir şekilde girdin ve bunu çok sevdim.

Kendi eğlence çamurumuzda boğulduk. Ama sonra kopukluklar başladı.

Dünya yana eğiliyor. Amacımız bu. Bunun peşindeyiz.

Sen içimdeyken, ölümle evlendim.
Havuzdaki canavar asla uyumaz. Kedilere, tavuklara havlamak köpeklerin doğasında var. Baktığım her yerde seni görüyorum. Bazen senden nefret ediyorum. Uzun süredir... Bunu kastetmedim, maviliğin anası...

Maviliğin anası. Fırtına meleği...
Söyledin, söz verdin.

Gökyüzünü gösterdin. "Yapabiliriz" dedin.

Bana bak, Olaylar bu kadar ciddileşirken sen neredeydin?

.. devedikenleriyle uzaklara uç. Çok komiksin Dan! Yatağın yanında çiçek dolu bir vazo. Kafanı kırdım. Yatağın ucunda. Ama bebek sabah öldü. Bir ismi vardı. Adı Thomas'dı. Zavallı küçük Tanrı...Kalbi bir voodoo davulu gibi atıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder